|
|
|
en gomik fıkralar
|
|
Civciv ve Temel
Temel tavuk yetiştirmeye karar verir. Pazardan 30
Adet Civciv alır ve bunları bacaklarından toprağa gömer. Bir hafta
sonra kontrole gittiğinde civcivlerin hepsi ölmüştür.
Her halde bir yanlışlık yaptım der ve 30 civciv daha
alır. Bunları kafa üstü gömer ve hergün sular, Civcivler yine
ölmüştür.
Tekrar 30 civciv alır ve bunları yan gömerek iki
günde bir gübreler civcivler yine ölmüştür.
Böyle olamayacağına kanaat getirir ve Karadeniz
Üniversitesine yazı yazarak bütün herşeyi denediğini yinede
civcivlerin öldüğünü anlatır ve cevap ister....
İki hafta sonra Karadeniz Üniversitesinden cevap
gelir.
-Lütfen toprak numunesi gönderin, bizde
anlayamadık!!!!....
|
|
Mantar Zehirlenmesi
- Heeeey dostum iyi haberlerini aldım, evlenmişsin!
- Evet, bu dördüncü oldu.
- Önceki üçüne ne oldu peki?
- Üçü de öldü.
- Yapma yaaa, çok üzüldüm. Nasıl oldu peki?
- İlk karım yediği mantarlardan zehirlenerek öldü.
- Bu çok kötü. Peki ya ikincisi?
- O da mantar zehirlenmesinden gitti.
- Tanrım, ne kaderin varmış senin. Ya üçüncüsü? Yoksa
o da
mı?
- Hayır, hayır, o boynu kırılarak öldü.
- Anlıyorum, kazaydı yani...
- Hayır, mantarlarını yemedi.
|
|
Fare ve Peynir
Bir bilim adamının deney raporlarından:
1. gün : Fare uzun süre labirentin içinde dolandı
ama peyniri bulamadı.
İçgüdüleri zayıf.
3. gün : Negatif. Sadece labirenti değil, odanın
hemen her yerini aradı; tüm dolapları, çekmeceleri, kavanozları
karıştırdı. Hatta bir tablonun arkasına ve ceplerime bile baktı.
Bu fare tam bir salak.
7. gün : En ufak bir ilerleme yok. Artık arama isteğini
bile kaybetti, telefonla köşedeki büfeden iki karışık tost, bir
ayran istemiş.
Zekadan böylesine yoksun oluşu deneylerimde yol
almamı önlüyor.
18. gün : Zamanla becerilerini geliştirmesi lazımdı,
ama sıfır! Bursa'dan aradı, "kaygılanmamamı, peyniri bulacağını"
söyledi. Ona gittikçe peynirden uzaklaştığını anlatmaya çalıştım,
ama dinlemedi. Ciddi zeka problemi!
74. gün : Umutsuzluğa kapılıyorum; fare, henüz bir
zeka belirtisi gösteremedi. En son Tibet'ten aradı, hayatin anlamı
gibisinden bir şey bulduğunu söyledi. Ama peyniri bulamamış ve
artık umurunda da değilmiş.
Aptal hayvan! Hayallerimden ve kariyerimden geriye
küflü peynirler kaldı.
93. gün : Labirentin içine koymayı unuttuğum için
farenin peyniri bulamadığını fark ettim.
|
|
Patateeeeeees
Askerde kamuflaj yarışması var... Herkes çuvallara
giriyor. Komutan gelip tekme atıyor onlarda hayvan sesleri
çıkarıyorlar komutan onaylıyor. Birinci çuvala vuruyor. Hav hav
hav. Komutan aferin diyor köpek çuvalı. İkinci çuvala vuruyor, miyav miyav. Komutan gene
beğeniyor. Böyle on onbeş çuval geziyor. Hepsi çok iyi taklit
yapıyorlar. En son çuvala vuruyor ses yok. Daha sert vuruyor gene
ses yok, tekme, tokat, tahta, tüfek, ses yok. Askerlere emir
veriyor iyice tekmeleyin. Çuvaldan kan sızmaya başlıyor. Beş dakika
sonra da ince, bitkin bir ses:"Patateeeeeees"
|
|
Eşek
Tiyatroda, ünlü oyuncu rolü gereği uşaklarına
bağırır.
- Atımı getirin!
O sırada münasebetsiz bir seyirci "Eşek olsa
olmaz mı? diye seslenir. Oyuncu hiç istifini bozmaz:
- Hay hay! Buyurun beyefendi!..
|
|
İhtiyar Kadın
Süpermarkette alışveriş yapmakta olan genç adam,
kendisini takip etmekte olan yaşlıca bir hanımı fark eder. Kadını
görmezlikten gelse de, kadın dik dik bakmaya devam eder. Nihayet
kasa önünde kuyruğa gelirler.
Kadın adamın bir kaç sıra önüne düşmüştür.
"Özür dilerim" der kadın" böyle dik dik bakmam sizi
rahatsız etmiş olmalı üzgünüm. Ama geçenlerde ölen oğluma o kadar
benziyorsunuz ki..."
- Bunu duyduğuma üzüldüm" diye cevap verir genç
adam
- Sizin için yapabileceğim bir şey var mi?
- Evet der kadın
Şimdi ben dışarı çıkarken 'Güle güle, anne!' diye
seslenebilir misiniz bana? Bu bana iyi gelecek.
"Tabii ki," diye cevap verir genç
adam.Yaşlı kadın çıkarken genç adam ona el sallar ve 'Güle güle,
anne!." diye bağırır.
Birisini mutlu etmenin derin hazzı içinde kendi
kendine gülümser. Kendini çok iyi hisseder. Ödeme sırası kendine
gelince kasanın 127 dolar yazdığını görür.
- Bu nasıl olur? diye sorar kasiyere
- Alt tarafı üç parça bir şey aldım!.
Kasiyer gayet sakin
- Anneniz, onun hesabını da sizin ödeyeceğinizi
söyledi.
|
|
İkram
Adamın biri yabancı bir şehirde, bir evin kapısını
çalarak şu ricada bulunur :
-Pek susadım, buralarda su bulamadım, lütfen bana
bir bardak su verir misiniz?
Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak, kısa bir
tereddütten sonra :
-İstersen ayran getireyim, der.
Adam bu teklifi teşekkürle kabul ettikten az sonra,
çocuk bir çanak ayran getirir.
Adam ayranı içtikten sonra çocuk :
-İstersen daha getireyim,der.
-Zahmet olur yavrum.
-Hayır, zaten bu ayranın içine fare düştüğü için
nasıl olsa dökecektik!
Bunun üzerine, adam iğrenerek, elindeki ayran
çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı koparır :
-Anne, kapıdaki adam köpeğin çanağını kırdı!
|
|
Bakan Karısı
Bakanlardan birinin ölmesiyle başka bir milletvekili
onun süresini doldurmak üzere seçilmişti. Adam hemen karısına
telefon ederek, bu haberi vermek istedi :
-Bir bakan karısı olmak ister miydin? diye sordu.
Karısı biraz düşündü sonra:
-Hangisinin?
|
|
Kötü Haber
Doktor hastasını telefonla arar ve hastasına bir
kötü birde çok kötü haberi olduğunu söyler. Daha sonrada ilk önce
hangisini söylememi istersiniz diye sorar. Hasta ilk önce kötü
haberi duymak istediğini söyler. Doktor hastaya
"Tahlillerinizi aldım ve ne yazık ki 24 saat ömrünüz
kaldı." der. Hasta yıkılmıştır. Doktora sorar "Daha kötü
haber ne olabilir ki ?"
Doktor "Dünden beri sizi arıyorum ama
telefonunuzu daha yeni düşürebildim.
|
|
Trabzon Uçağı
Temel uçakla Trabzon’a gidecekmiş.Oturmuş bir yere
rasgele... Asil yer sahibi gelmiş;
- Yer sahibi: Beyefendi burası benim yerim kalkar
misiniz?
- Temel: Hayır
- Yer sahibi : Beyefendi burası benim yerim kalkın
- Temel: Hayır
Yer sahibi gider Hostese başvurur.
- Hostes: Beyefendi burası sizin yeriniz değil
kalkar misiniz lütfen
- Temel: Kalkmam
Hostes çare bulamayınca kaptana başvurur.
- Kaptan: Temelin kulağına bisi fısıldar ve Temel
geçer Arka tarafa oturur.
Herkes hayret etmiş biz bu kadar urastik kalkmadı acaba
Kaptan nasıl kaldırdı bunu.Dayanamıyorlar Kapatana Soruyorlar;
- Kaptan: Dedim ki Burası Trabzon’a gitmez.
|
|
Önemli Neden
-Hayrola nereden?
-Be be ben mi? Rad rad radyodan geliyorum...
-Ne vardı radyoda?
-Spi spi spi spiker sı sı sı sınavı vardı da...
-Eeee, ne oldu?
-Bı bı bı bırak yahu?Kı kı kıravat tak tak takmadık
diye almadılar.
|
|
|
|
|
|