|
Vücut ateşi düştü, sırlar çözüldü.
İçinde yanan sen değilsin artık kalbin, ruhun, özün.
Özün yanıyor alev alev. Dünya yanıyor, topraklar sarsılıyor bu değil
sır. Sır her canın içindeki ateşin hep beraber gökyüzüne doğru
yükselmesi. Alevin bedeninden değil ruhundan fışkıra fışkıra önce
seni sonra etrafını yakarak gökyüzüne yükselmesi. Nur düştü ruhuna
sonra yandı ve nar oldu bu. Köz oldu özün. Orada o saf haline dönmüş
ruhun duruyor ortada. Közün arasında, saf.
Dünya dönüyor, alem dönüyor, sen dönüyorsun. Seninle
beraber avludaki güvercinler havalanmış, seninle beraber güller
semaya durmuş. Özlerini yaka yaka sema ediyorlar, kendilerinden geçe
geçe, güllüklerini yani güzelliklerini unutarak. Sen unutuyorsun
dünyayı, sevgiliye kavuşmak için, ruhunu ona teslim etmek için
dönüyorsun. Ruhunu sevgiliye ulaştırıp ona yüz sürebilmek için
dönüyorsun, kendini yakıyorsun, bedenin eriyor başlıyor yokluk alemi.
Yoklukta en var halinle yok oluyorsun, eriyorsun. Sen değilsin artık
oradaki. Oradaki aşk. Oradaki yokluk.
|