Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

kendi öz seyahatlerim

Ben Kössen’de İken

Ben Kössen’deyken Volume.2

Yuvacık İzlenimlerim ve Alabalık Hayvanı

İznik Konsülü yada Bu Kadar Büyük Sazan Balığı Olur mu?

Aşıklar Köyü Maşukiye

Seyahat Ederken Yanınızda Bulunması Gerekenler

+ Bir kere eşyalarınızı koyacağınız bir adet çanta eşyalar fazla ise 2 yada 3 adet olabilir. Ben de bir tane vardı.

+ Terlik (Çok önemli bende yoktu çok sıkıntı çektim)

+ Sabun ve Havlu

+ Traş Takımı (Erkek seyyahlar için)

+ Pantolon, Gömlek, Bolca iç çamaşırı

+ İğne, iplik, düğme, tela vb. malzemeler

+ Para

+ Domates, Hıyar, Çökelek, öteberi neyin.

+ Yağmurluk

+ Paspas (Anahtarlarınızı koymanız için)

+ Ve iki adet vesaire vesaire

Havaalanında Pasaport İşlemleri yapılırken Dikkat Edilecek Hususlar

Bir kere havaalanında pasaport işlemlerinizi yaparken korkmayacaksınız, atılgan ve de çevik olacaksınız. Öncelikle çekin işlemi yapılıyor çantalarınız ve pasaportunuz için burası şeyde oluyor havaalanına girerken sağ tarafta kime sorsanız size gösterir. Yani doğru kuyruğu bulmanız gerekiyor. Doğru kuyruğu buldunuz hemen giriyorsunuz. Dikkat edilecek husus kırmızı bir şerit var gelip önünde bekliyorsunuz önündekinin işi bittikten sonra seni alıyorlar. Ondan sonra pasaport işlemleriniz yapılıyor bunun içinde ayrı bir kuyruk onu da bulup giriyorsunuz pasaport işlemlerinizi yapıyorsunuz sonra uçağınıza bineceğiniz kapıyı buluyorsunuz burda kuyruk yok. Fakat yolu biraz uzun olabilir, tercih edenler yürüyen bandı kullanabilir. Sonra Uçak.

Uçağa Binerken ve Uçakta dikkat edilecek Hususlar

Bakın seyahatte uçak çok önemlidir. Bir kere gideceğiz yere sizi bir an önce ulaştırıyor. Zamandan ve enerjiden tasarruf sağlıyorsunuz. Şimdi siz enerji ile ne alakası var diyorsunuz bence her şeyde enerjiden tasarruf sağlıyoruz ya şimdi bundan da muhakkak bir enerji tasarrufu sağlıyoruzdur diye düşünüyorum. Sanırsam konuyu biraz dağıtıyorum. Tamam efendim toparlıyorum ve de saçmalamıyorum. Ne diyordum hakkaten uçak çok önemlidir. Bu sebeple çok ehemmiyet isteyen bir iştir bu uçağa binmek ve de uçaktan inmek. Uçağınızı gördünüz hemen usulca yaklaşıyorsunuz ve onu ürkütmüyorsunuz usulca biniyorsunuz. Gerçi hostes hanımlar yardımcı oluyor ama hanımlar diyorum bizim 1620 sefer sayılı uçakta birde erkek hostes vardı. Siz telaşa mahal vermeden biletinizi elinize alınız numaralar otobüsteki gibi koltuğun yanında yazmıyor bu hataya düşmeyin lütfen. Conconrdlarda nerde yazıyor bilmiyorum amma bizim uçakta yukarıda yazıyor yani koltuğun üst tarafında koltuğunu buldun usulca oturuyorsun. Benim koltuğum cam kenarındaydı. Eğer sizin koltuğunuz cam kenarında değilse yanınızdaki ile cam kenarı koltuğu tartışmasına girmeyin zira uçakta cep telefonları kapalı tutuluyor. Yani orada ‘sen benim kim olduğumu biliyor musun’ yok. Neyse yerini aldın oturdun orda kemerler var onunla bağlanıyorsun. Ben ‘kemerimi evden getirdim onunla bağlıyım zaten’ dedim. Hayır ve No dediler bizim kemerlerle bağlanacaksınız. Neden hayır ve no dedim çünkü hostes hanımlar ve bizim hostes (yukarıda bahsettiğim üzere bizim uçakta bir tane vardı, bakın arkadaşlar ben buna takmıyorum sadece bizim uçakta bir tane vardı diyorum) beyler önce Türkçe sonrada İngilizce konuşuyorlar. Daha sonra bir kuyrukta burda evet bu sefer uçakla kuyruğa girdik. Malum Atatürk Havalimanı büyük dakikada bir uçak kalkıyor. Neyse sıramız geldi piste girdik bu arada akılıma gelmişken kediler havaalanından neden korkar orada pist varda ondan hehe. Uçak birden bir surat aldı birde baktım ki İstanbul’un üstündeyim. Sonra Bulgaristan’ın üstünde Sonra Yugoslavya, Hırvatistan, Romanya, Avusturya, Almanya, Fransa, İtalya, İsveç, Danimarka’nın üstünde. Biz kaptan bey ne oluyor biz Almanya’ya gidecektik dedik. Kaptan önce Türkçe sonrada İngilizce sanırım beni ve Oğuz’u (gerçi Oğuz daha önce uçağa binmiş ama karanlık olduğu için hiçbir şey görmemiş) kastederek ‘Aramızda  yeni arkadaşlar var dünyayı biraz görsünler dedi’ sanırım. Görmek dediğimde 10.000 metreden bakıyorsun ne göreceksin. Hiç bir şey tabi. Sonra Mühih’e iniş. Pasaport kontrol.

Almanya Sınırına Girdikten Sonra ve Pasaport İşlemleri yapılırken Dikkat Edilecek Hususlar

Bakın arkadaşlar aha burası çok önemli. Almanya sınırı deyip geçmeyeceksin. Adamlar çok ciddi ve disiplinli ve köpekleri var. Allah’tan biz pasaport kontrolünden geçerkene halim selim bir arkadaşımız vardı adam pasaporta baktı vizeler mizeler tamam geç. Bu arkadaşın iyiliğini nerden anladım. Şurdan girişimiz böyle kolay oldu ya çıkarken bir despota denk geldik adam sorular soruyor. Daha önce geldin mi  ? Hayır. Buban geldi mi ? Hayır. Kardeşin geldi mi? Hayır Teyzen geldi mi? Hayır. Böyle cins bir adam. ne istiyorsun lan garip adamdan diyorum emme anlamıyor. Tek gördü ya. Neyse o adam Güzel vatanımda bana denk gelmesin. Yani sizin anlayacağınız gavur iline girdik lakin çıkamıyoruz. Allah’tan Mehmet Bey yanımda da İngilizce konuşup anlaşarak çıktık. Bende ne talihsiz bir adamım yani kaç küsür dil biliyorum. Şu ingilizceyi bir türlü bilemedim. Gerçi bilmek istesem bilirim emme daha zamanı var diyorum. Adam da o kadar dil arasından hiç birini bilemedi yalnız pat çat ingilizceyi anladı bir de küçüklüğünden beri almanca biliyormuş. Aslında sorun dil sorunu değil kıl sorunu. Kıl bir adam ya. Hem de dışarı çıkıpta dönmeyen kıllardan. Yani bu adam dönme mönme olursa kıl dönmesi olur. Aslında ben sınıra girdikten sonra ve pasaport işlemi yapılırken dikkat edilecek hususları anlatacaktım laf lafı açiyyy işte. Bir kere şunu demeden geçemeyeceğim. Hemen girişte dikkatimi ne çekti aslında oğuz’un dikkatini çekti yok ya oğuz değildi kadir miydi neyse orda lafı oldu. Girişte kapıda yalnızca Türkçe ‘Dikkat otomatik kapıdır kendiliğinden açılır’ yazıyordu. Yani dünyada ikibin küsür dilden yalnızca Türkçe yazmışlar. Böyle bişey varmı ya. Yani biz bilmem neyiz gidip o kapıyı zorluyoz da kapılar bozuluyor. Viyana kapılarını böyle yapsaydınız ya. Kapının üzerinde ‘Dayanmayın otomatik kapıdır kendiliğinden açılır’ bizde dayanmazdık. Anlayacağınız adamlar rönesansı daha yapamamış o kadar ileri değiller o zamanlar. Hakkaten rönesans ne zaman yapılmıştı ya. Rönesans dedimde aklıma geldi sanırım bu bölümde burada son veriyorum. Saatte bayağı geç olmuş yarın işe gidiyoruz. Kalk yat oğlum. Bırak Rönesans mönesansı.

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

copyright and design | mehmet akbana | © 2000 – 2004