|
Sevgili Anne ve Baba, sayın başkan, değerli
milletvekilleri, kıymetli mesai arkadaşlarım ve Nazan
Şoray biliyorsunuz kısa bir süre önce ehmet seyahatindeydim. Kısa bir süre dediğimde
yaklaşık 1 yıl falan oldu. 1 yıl dediğin nedir ki zaten 6 ayda
geçer. Hatırlayacağınız üzere bu seyahatimde bir adet fotoğraf
makinesi kaybetmiştim. Bu sebeble tarumar
olmuştum. Neyse geçen gün bir de baktım kössen’den
(gittiğim yerdi) bir kalınca bir mektup açtım baktım içinde kayıp
fotoğraf makinesiyle çektiğim fotoğraflar. Hikayesi söyle Kössen’de Sandra Bullock isminde birisi makineyi buluyor, filimleri tab ediyor
bir de bakıyor ki ben. Beni hemen tanıyor yaw
bu bizim Mehmet değil mi diyor. Orda birkaç kişiye daha soruyor
evet evet bu Remzi diyorlar. Hemen kısa
bir süre kaldığım otele gidiyor otel dedim de banyoda panten şampuanın çıkardığı kokuyu unutamıyorum
hala evde o kokuyu duyduğum zaman kössen’i
hatırlıyorum. Otelde beni soruyor ooooo ehmet mi diyorlar tabi bi
şey var diye ilk başta biraz kıllanıyorlar
ama sandra durumu izah edince adresi
filan veriyorlar. O da hemen fotoğrafları zarfladığı gibi
postalıyor. Aşağıda bu fotoğraflardan birkaçını bulacaksınız. İyi
temaşalar dilerim.
|
|
|
|
|
|
Kössen’in uzaktan bir adet fotoğrafı. Gördüğünüz gibi her
taraf yemyeşil. Uzakta parlayan şey güneştir. Güneş batmakta ve bir
Kössen günü daha bitmektedir. Ortada görülen alan sahadır. Futbol
sahası. Hey gidi günler az mı top teptik oralarda.
|
|
|
|
Kössen’in ağaçlar arasından görüntüsü. Tam ortada minare gibi
gözüken yer kilisedir. Bizim evimiz kilisenin biraz yukarısındaydı.
En başta görülen yer Haus Catherina’dır. Yani Catherina’nın
evidir. Az mı önünden geçtik. Ormana Oduna giderken hep Catherina’nın evinin önünden geçiyorduk. O da her seferinde bizi durdurur
ayran ikram ederdi. Ve bize I Run Each team me ? derdi. Biz de –He
derdik. –Catch bar duck
each teen. Biz
de – On bardak içtik diyorduk. Sonra dönüp bize – Why hi one why. Why no misses why. Derdi. Ah Catherina
teyze ah.
|
|
|
|
Aha Kössen’in bir
görüntüsü daha. Ne güzel değil mi? Burada fazlalık alt tarafa bir
Kössen yazısı yazılmış olması. Şu Sandra’nın
yaptığına bak Allah aşkına Kössen yazdırmasa olmaz sanki bi kere o resimleri biz çektik be. Sanki Kössen’i tanıyamayacağız.
|
|
|
|
Bu da Patrick’tir. Yine
balığa gitmiş. Balığı bende severim ama patrick
biraz abartıyor. Gölde balık malık
bırakmadı Benden çok çekiniyordu. Bu gidişimde biraz kulaklarını
çekeyim.
|
|
|
|
Bunlarda HD’ciler HD Harley Davidson
demek. Bunlardan nefret ediyordum lakin Kössen’e
gelmelerine de mani olamıyordum. Birkaç arkadaş bir araya geldik
ama adamlar kalabalık geliyordu. Yıldıramadık bir türlü.
|
|
|
|
Catherina’nın evini yakından görünüşü. O sandalyelere oturup
Ayran içiyorduk. Ayran yoğurt ve su karışımı teşekkül etmiş bir
içecektir. Tuzlu olması tercih sebebidir. Teşekkürler Catherina Teyze.
|
|
|
|
Burada havadayım. Güneş vurduğu için yüzün net çıkmamış.
Patrick efendi insan güneşe karşı
fotoğraf çeker mi? Siz bilmezsiniz ama havadan da görüntü bir başka
oluyor. Kuşları daha iyi anlıyor insan. Kuş bakışı var ya işte bu. Özgürsün ya.
|
|
|
|
Bunlar da köylüler. Köyden öteberi neyin getirmişler
peynir, çökelek gibi. Satıp para kazanıyorlar. Müteşşebis
bir ruhları var. Resimdekilerde Hans ve Sylvia’dır. Ekseriyet alışverişimi bunlardan
yapıyordum. Ellerine sağlık Slyvia. Ne
güzel peynir yapar idin.
|
|
|
|
Burda da köylü kadınlar beriden gliyorlar.
Yani Koyun sağmaktan. En arkadaki Madonna’dır.
Diğerlerini çıkartamadım.
|
|
|
|
Kössen’in krokisi. Mavi olan yer deredir. Az mı çimdik orada
ve az mı o köprünün üzerinden geçtik.
|
|
|
|
Bu da bir başka kroki Uçakla München
yazan yerde indik ve Köösen’e gittik. Salzburg falan her tarafa gittik. Salzburg bize biraz ters düşüyordu. Arkadaşlar
haydin gidelim deyince kıramadık tabi.
|