|
Hareket : Ümraniye Firma Önü Program Maşukiye Gezisi. Ve motor. Özellikli bir
arabayla gidiyoruz. Kontağı çevirince müzikte başlıyor. Başlayan
müzik arkadaşın hususi olarak bizzat kendusu
için hazırlattığı SİDİ. Accayip hareketli
ve de hararetli. Saatler 12:45’i gösteriyor. Bu sefer arka koltukta
üç kişi oturuyoruz. Bayağı sıkışık bir ortam ve manevra kabiliyetim
sıfır denecek düzeyde. Bu arada otobandayız etrafı seyrediyorum ve
Bayan Daisy’nin şoförü de sürat denemesi
yapıyor. Allah’tan ön tarafta oturan arkadaş biraz ihtiyatlı da
torpidodan tutuyor ve arabanın suratlı gitmesini engelliyor. Bu
arada SİDİ değişiyor. Avusturya Halk musikisi. Ve o oro horiyo türküsü sümer ezgü söylüyor.
Ben var ya bu Sümer Ezgü’yü
gördüm ha. Sümer Abi Sümer Abi nasılsın diye bağırdım ona. Bana dönüp hıııh deyip gülümsemeye çalıştı. Sağ ol Sümer Abi ne kaddar güler
yüzlüsün. Ve ne kaddar güzel sınırlar
çiziyorsun. Bu adamın her şeyi sahte Serap niye ayrıldı ondan.
Neyse konuyu biraz dağıttım kusuruma kalmayın. Ne diyordum o oro horiyo türküsünü
de ezbere biliyorum, her harfine eşlik ediyorum. Şu anda uzaktan
kayış dağı gözüküyor diğer adı kemer dağı. Manda hayvanı derisinden
yapıyorlar çok sağlam oluyor. Bu yazımızda manda hayvanından değil
de ala balık hayvanından bahsedeceğiz. Ala balığı çok ala ve balık
bir hayvandır. Koloniler halinde yaşar ve ayrıca bunların okumuş
olanları da vardır. Bunlara Kültür ala balığı deniyor. Yumurta
halindeyken ve de yalın haldeyken sürekli okurlar. Mükemmel bir
eğitim sistemleri var. Okumayı, yazmayı, problemleri mantıkla,
düşünerek çözüyorlar ve çok pratiktirler. Sorduğunuz her soruya
dört dörtlük yanıtlar verirler isterseniz girişli, gelişmeli,
sonuçlu hatta gelişme kısmında örnekli ve vecize sözlü
kompozisyonlar bile yazabilirler. Bir Alabalığın Kültür Alabalığı
mı yoksa normal Alabalık mı olduğunu ona sorular sorarak
öğrenebilirsiniz. Misal geçen hafta öyle yaptım. Ala balık
hayvanına Arnavutluğun başkentini sordum.
Paris dedi. Bravo dedim ne kadar kültürlüsünüz. Ve
onun kültür alabalığı olduğuna kanaat getirdim.
Diğer normel olan ala
balıkları da daha ücra yerlerde bizim köy dediğimiz onların koy
dediği yerlerde yaşarlar. Okumamışlar ama saf, temiz ve delikanlı
olurlar. Saflıklarından, doğallıklarından dolayı kültür
alabalığından daha iyi bir tat verirler. Ama sayıları Kültür
Alabalıklarına nazaran daha azdır.
Güzergahımız geçen haftalarda gittiğimiz Yuvacık ve
İznik’le Kocaeli’ne kadar aynı. Kocaeli’ne varmadan Dilovası demeden geçemeyeceğim.
Burası Türkiye’nin tursil deposu. Buranın
halkı geçimini tursil yetiştirerek
sağlıyor. Bizim geçtiğimiz esnada da
hasat zamanıydı. Her taraf çok temiz ve bembeyazdı. Biraz ileride
Nuh çimento fabrikası. Amerikan filmlerindeki 2050’li 2100’lü
yıllardan kalma gibi. Yetkili servise söylemek lazım ya buranın üzerini örtsünler ya da Amerika’lılara
söylesinler gelip burada film çeksin adamlar.
Şimdi de en solda giden iki adet BMW arabası. Adam
kaptırmış gidiyor arkadan yanaştık yol istiyoruz selekt ediyoruz adamın umur-i halinde değil.
Kardeşim madem BMW’sin madem en sol
şerittesin o zaman ben diyorum ki o şeridin hakkını vereceksin
kardeşim. Yoksa şerit hakkını senden alır. Baktık olmuyor adamları
sağlayıp yolumuza devam ettik. Ve Türkiye’nin en büyük tüneli. Korutepe tüneli uzunluğu 1088 mt. 1088 mt = 1,08
km. hesap edin işte o kadar uzun. Dünyanın Manş
Tünelinden sonra en uzun tüneli. Daha büyüğü varsa söyleyin. Benim
bildiğim budur.
..... hayallerim ve düşlerim şarkısı çalmakta bir
tarafta dertli dertli. Kocaeli’ni geçtikten sonra MekDonolts
fabrikası. Mekdonaltslarda satılan
köfteler ve chickenler burada yapılıp
Türkiye piyasasına sürülüyor. Yalnız çocuk menüleriyle
verdikleri oyuncakları da Çin Ülkesinde çocukları karın tokluğuna
günde 14 saat çalıştırarak yaptırıyorlar. Üzüntü duyarım.
Evet dediğim gibi güzergahımız geçen haftalardan
farklı Kocaeli’ne sapmadan devam ediyor. Sonra sapanca gölü biraz
gittikten sonra Sapanca sapağından içeri dalış. Ne oldu şimdi bu
film ismi gibi. SAPANCA SAPAĞI 2 sinemalarda. Sapanca aynı zamanda
Eski İçişleri Bakanı Saadettin Tantan’ın
da memleketi. Uzaktan uzaktan görünüyor
bize. Saadettin Tantan’a el sallıyor ve
saygılar diyoruz. Sapanca girişinden sonra Kartepe
levhasını görene kadar yola devam Levhayı gördükten sonra o
istikametten Maşukiye yoluna girmiş
oluyoruz.
|