|
Istanbul bana
hep seni hatirlatiyor.
Çünkü onun gözleri de en az senin ki karar yesil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yani çevrili bir kale gibi
ne sir umut, ne de sir
veriyorsun
gemiler gidiyor, sen gidiyorsun
sulara yansiyor yesil
gözlerin
hüzün dalga dalga, issiz ve derin
beni Istanbul’a terkediyorsun
sensiz ne sehrayin, ne deniz kalir
gidersin, harabe olur Istanbul
martilar göç eder; sular alçalir
kendini çöllerde bulur Istanbul
günesi rengarenk savkinla
gökte
saçlarini tarar iken bulurum
beyazi, gecenin çizgilerinde
ellerini arar iken bulurum
sensiz çözülür mi gül ve mu/amma
yüregimden hala habersiz misin
adini göklere yazarim amma
mehtabi kaybolur düslerimin
|