|
Bitmişse
Kızıllığını avuç avuç içtiğimiz şafaklar
Öğleler, ikindiler çoktan
geçmişse
Bir akşamüstü garipliği
Sarmışsa her yeri
Güneş devrilmiş
Renkler solmuş
Sesler kesilmişse
Son kuşlar da gecip gitmişlerse ufuktan
Ve çiçekler
Bükmüşse boyunlarını dalgın
dalgın
Bil ki ölüm saati gelmiştir
Senden uzak, kendimden
uzak
Tüm umutlardan ve her şeyden
uzak
Ben ölmüşümdür uzaklarda
bir yerde
Gövdesini kurtların oyduğu
Bir ağaç gibi devrilmişimdir
O anı sen bileceksin
herkesten önce
Herkesten iyi sen anliyacaksin
Çaresizliğini, yıkılmışlığını
Sevdiğin adamın
Ve seni nasıl sevdiğini
Duyacaksın derinden
derine
Belli belirsiz
Bir gölge düşecek gözlerine
Fakat ağlamayacaksın, ağlamayacaksın
Sen tek gelinim, sen tek kadınım
Sen güzelim, nazlım, bebeğim
Kadersizim sen
Gülerken ağlayanım, ağlarken
gülenim
Varlığım, nedenim, alınyazım
benim
Elbette ağlamayacaksın
Çünkü sonsuzluklar
Sonsuz sevenler içindir
Çünkü ölüm
Sevmeyi ve ölmeyi
bilenler içindir.
|